MİLLİ BİR SİMGE: BOZKURT ( 1 )

Bir milletin uzlaşım yolu ile kendisine belli bir anlam verdiği im milli simge olarak adlandırılır. Bu tanıma istinaden; Milli simgelerin o millete özgü olması, bu sayede o milletin diğer milletlerden tefrik edilebilmesi ve o millet için mana yüklü olması zaruridir.

 

Tarihin seyri süresince yeryüzünde varlık gösteren milletler de bu hususlar doğrultusunda kendilerine milli simgeler tayin etmişlerdir. Bu simgelerin belirlenmesi esnasında tarihi hadiseler, inanışlar, yaşanılan coğrafya gibi amiller etkili olmuşsa da başrolü kuşkusuz mitoloji oynamıştır.

 

Sancaklarda, bayraklarda, damgalarda kullanıldığını gördüğümüz milli simgeler; ulusal marşlar, bayraklar, kahramanlar, destanlar gibi milli şuurun teşekkül etmesinde önem arz ederler. Milli şuur ise bir milletin muhafazası farz son kalesi olması münasebeti ile son derece hayatidir. Zira bir milletin milli şuurunu yitirmesi, onun tarih sahnesinden silinmesini engelleyici tüm unsurların kaybolduğu anlamına gelir.

 

Binaenaleyh; küresel emperyalizmin müstemleke ülkelere uyguladığı politikanın merkezinde de hedefteki ülkelerin milli şuurlarını yok etme gayesi yer alır.

 

Ayrıca, tarihte bağımsızlığını yitiren, ordusu bertaraf edilmiş milletler milli şuur fidanından tekrar filizlenirken, milli şuurunu yitirenlerin ise mevcudiyetlerini sürdüremediği görülür.

Türkçü mütefekkir Hüseyin Nihal Atsız’da milli simgelerin önemini şöyle dile getiriyor: “Bir toplumun millî sembolleri olmadı mı artık sürüleşmiş demektir. Bilginlerine, profesörlerine ve her şeyine rağmen onun koyun sürüsünden veya karınca yuvasından farkı yoktur.”  1

Tarihin iptidai devirlerinden beri bekasını sağlayan Türk Milletinin simgesi de bozkurttur. Bu durum,Türk Milletinin milli karakterinde vuku bulan nitelikler ile bozkurtun taşıdığı özelliklerin benzerliğinin ve bozkurtun Türk Destan ve Efsanelerinin ana motiflerinden biri olmasının sonucudur.

 

“Ya İstiklal, Ya Ölüm” telakkisini benimseyen necip Türk Milleti gibi bozkurtlarda bağımsızlığın ve hürriyetin timsalidirler. Dünyada esir edilemeyen tek hayvan olan Orta Asya Bozkurtları yakalandıklarında; tüm hayvanların aksine, gırtlak kısmında bulunan öd denen keseyi parçalarlar ve intihar ederler.2

 

Bozkurtlar da aynı Türkler gibi ataerkil yapıdadır ve hiyerarşinin bulunduğu teşkilatlar halinde yaşarlar. Ayrıca bozkurt cesaretin, atılganlığın, zekiliğin ve çevikliğin de işaretidir. Türkler, pek çok savaş esnasında başarı ile uyguladıkları “kurt oyunu” ya da “hilal taktiğini”  de bozkurtlardan almışlardır.

 

“Men sinlerge boldum kagan
Alalıng ya takı kalkan
Tamga bizge bolsun buyan
Kök böri bolsıngıl uran” 3

 

Oğuz Kaan Destanı’nda, “Ey, ey Oğuz, ben senin önünde yürüyeceğim.” diyen gök tüylü gök yeleli erkek kurt’u ( kök böri) izleyen Oğuz Kaan ve ordusu pek çok savaş kazanarak yurtlarını genişletmiştir. Kök Böri, destanda Oğuz Kaan ve ordusuna kılavuzluk etmiştir.

 

Bozkurt Destanı’nın ise üç farklı söyleyişi bulunmaktadır ve bu üç söyleyişte de ana motif bozkurttur. İkinci söyleyişte; Hunların Aşine adı verilen Türk Boyu bir gün düşmanlarının baskınına uğrar ve bu baskından sadece bir çocuk kurtulur. Düşman çocuğu öldürmektense kollarını ve bacaklarını keserek orada bırakmayı seçer. O sırada ortaya çıkan dişi bir kurt çocuğu emzirir, yaralarını yalayarak iyi eder, besler ve büyütür. Çocuğun yaşadığını öğrenen düşman tekrar baskına geldiğinde tehlikeyi sezen dişi kurt çocuğu düşmandan kaçırır ve onunla evlenerek on oğlan doğurur.

 

“Ergenekon yurdun adı

Börteçine kurdun adı”

 

Ergenekon Destanı’nda bozkurt ana motiftir. Destanda; ''Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasını araştırıp yol bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım.” diyerek demir dağları eriten Türk’ün önünde beliren gök yeleli bozkurt Türk’e Ergenekon’dan çıkışta yol gösterici olmuştur.

 

Bunların dışında Türeyiş ve Alper Tunga Destanı ile Dede Korkut Hikayeleri’nde de bozkurt motifine rastlanır.

 

Bu destanlarda Bozkurt’un öne çıkan nitelikleri; Türk’e kılavuzluk etmesi, Türk’ü felaketlerden ve yok olmaktan kurtarması ve Türk’ün soyunun devamını sağlamasıdır.

 

Bozkurt, Türk soyunun hayatında ve milli varlığında, karanlık gecelerin yolcularına yol gösteren Çoban Yıldızı gibi büyük bir kılavuzdur.4 Kısacası; Bozkurt sanki manevi bir alemden Türk Milleti’nin akıp giden hayatını devamlı takip etmekte ve onların başının sıkıştığı, çaresiz kaldıkları zaman ortaya çıkarak yol göstermektedir.

 

Milletimiz ve özellikle de milli kültüründen bihaber yetişen yeni nesillerimiz Bozkurt’un Türk için ehemmiyetinin farkında olmasa da Bozkurt; Türk’ün tarihi mirasıdır ve her Türk evladı bu mirasa sahip çıkarak onu yaşatmalıdır.

 

http://twitter.com/batuhanrs

 

1.H.Nihal ATSIZ, Ötüken, 13 Nisan 1974, Sayı: 5

2.A. İhsan ÇİÇEK,Türk Milleti Bozkurt’u Yeniden Tanımalı ve Milli Bir Simge Olarak Kullanmalıdır, www.turansam.org

3.Oğuz Kaan Destanı’nda geçen, Oğuz Kaan’ın beylere ve halka yaptığı konuşmadan bir bölüm.

4. Türkçülük Üzerine Makaleler, Nejdet Sançar, Devlet, Töre Yayınevi 1976

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !